20 Haziran 2010 Pazar

hiçbiryerdeuyuyakaldım.

günlerden ondokuzhaziran. benim ondokuzla işim oldu uzun süredir. birde baktım ki başarısız olduysam oldum. söylemek istedim ama az söyledim, sevmedim. bu oksijeni tanıyorum, bana tanıdık. bu solunumlarda yabancı değil aslında fakat her seferinde baştan tanıyorum. oyunkapattığımbilgisayaroyununu bilmem kaçıncı kez baştan oynamaya benziyor. bilgisayar oyunlarını sevseydim aynı yerde yanmadan kapatırdım oyunları, kapattım oyunları. kapattığım son oyun başlayacak bir yenisi için geçişten ibaretti, ben yine istemediğim oyunlar oynattırılıyordum. sakallarım uzadı. baktım da her kişi her zaman aynı kişi olmuyor. neyseki ben bu konuda kendimi ikna eden açıklamalar yaptım kendime. ben konuşurum benimle.
detayların çelmelerinden ahlanmıştım, detaylar bitmeye mahkum edildi, yolum açık olsundu, adını anmak istemiyorum fakat geçtim artık, geçti artık. belki yolum açık olur. adını anmak istiyorum, güzeldi adını anmak
zamansız sevişmelerin el değmemiş pişmanlıklarında, başka yol yoktu. güneş çarpmıştı, yanmıştım. çarpmıştın, yandım. heyecanlandım. sen saçını hiç kestirmedin, ben saçları uzun sevdim. sen yürümek istedin, benim ayaklarım ıslandı, üşüdük. yalnız değildik. istemedin sakallarımı kesmemi traş oluncaya kadar. konuştuk, söyleştik iki medeni insan gibi, masalar metaldi fark etmedik. insanlar bize bakmıyordu. bana bakmıyordun. ben yüzünü ezberlemiştim. bir baktım herkes bir şeyleri fark ediyor. içerisinde "herkes" olan her cümle içerisinde "fark" kelimesi olan her cümleyi döver. herkes fark edemez!
saatlerine baktılar. bence en güzel hediyeydi saat ve biz birbirimize bozuk saatler hediye etmiştik. o saatler hala bozuk. seni hatırlıyorum bunebiçimhikayelerde. bu yoldan da yürümüştük yanık kokulu yağmurlar altında ıslanarak ve öpüşmüştük günde bir ölçek.
eski öğretmenleri ziyaret ettim geçenlerde, hatrımı sordular. sonra yeni evlere gittim, eski insanları aradı içerde gözlerim, buldum onları, bi konuştum. pasta yedim dün akşam, bitiremedim. pasaportumu aldım en yeni sisteminden. araba kullandım. selam verdim, selam aldım. birileri beni çağırdı, gittim. kavun yedim, bir türlü yeterince sevemedim kavunu. sonra sigara içtim. şikayet ettiler bana, konuştum, konuştum, konuştum... sustum. uyudum. bak ne çok şey yapmışım iki sen arasında, seni hatırladım. sistemi değişen sınavlara giren insanlara başarılar diledim içimden, tebrik ettim dışımdan. karnelerdeki zayıfları yorumladım, bi boka yaramadım. bir yenisini daha ekledim nolurekleyelim* lere, işlerimi hallettim. seni kısa saçlı hayal ettim. kandırıldıklarımın sayısı inanmadıklarımdan azdı, kendimi kandırdım. müzik dinledim. tam kendimi değerli hissediyordum ki arayıp sormadın. unuttun beni sandım. ve ben kiminle sevişsem hala seni aldattım.




(*) bir daha görüşmeyeceğini bildiğin, zaten böylesini istediğin, tanışıklık başlangıcında memnun olunmuşculuk oynadığın kişi ya da kişiler.

1 yorum:

psişik dedi ki...

"eski öğretmenleri ziyaret ettim geçenlerde, hatrımı sordular. sonra yeni evlere gittim, eski insanları aradı içerde gözlerim, buldum onları, bi konuştum. pasta yedim dün akşam, bitiremedim. pasaportumu aldım en yeni sisteminden. araba kullandım. selam verdim, selam aldım. birileri beni çağırdı, gittim. kavun yedim, bir türlü yeterince sevemedim kavunu. sonra sigara içtim. şikayet ettiler bana, konuştum, konuştum, konuştum... sustum. uyudum. bak ne çok şey yapmışım iki sen arasında, seni hatırladım. "

vuruldum. ne ustaca bir tad. eline sağlık