taşa takılma
takıldıysan
takıldığın taşla
yolundan dönüp de savaşma
Herkes, her gün en azından küçük bir şarkı duymalı , iyi bir şiir okumalı , hoş bir resim görmeli ve eğer mümkünse bir kaç mantıklı kelime söyleyebilmelidir. Goethe
Tertemiz bir kağıt seçersin.
Güzel de yazan bir kalem.
Özenerek yazmak üzere oturursun.
Neler neler yazacaksındır,
O bembeyaz sayfalara.
Okuyanın gözleri,
bir kuş sürüsünün dalgalanarak uçuşu gibi,
dolaşacak satırlar arasında
ve aynı bir kuş gibi hafif hissedecek dersin.
Sonra,
kontrol edemediğin,
beklenmedik,
saçma bir şeyler olur.
Düşünmeden yediğin sandviçin içindeki
peynir düşer ve yağ olur sayfa. Ya da kahveye çarpar elin
dökülür kazayla.
Artık eskisi kadar temiz ve ilham verici değildir sayfa.
Hevesin kaçar.
Sayfayı leke yüzünden atmak istemezsin.
Ama artık o sayfaya yazmak da.
Bu sabah böyle hissederek uyandım.
Sanki çok güzel bir kağıt ve kalemim olmasına rağmen
aptalca,
düşüncesizce,
beceriksizce
kağıdı kirletmiş
kullanılamaz hale getirmişim gibi.
Aslında başka amaçlar için kullanılsa
ya da başka birinin eline geçse
çok daha etkileyici olacakken,
kafasına sadece kağıt gölgelik yapan birinin eline geçmiş gibiyim,
ve o vizyonsuz bizzat benim.
Sınavdan kaldığım kesinmiş de,
kaçla kaldığımı öğrenmeyi bekliyor gibiyim.
Sanki kurallarını öğrenemediğim bir oyunda
beni kandırıp
sürekli yeniyorlar
ve zaten
kazanmama hiç izin vermeyecekler gibi.
Üniversitede Saye adında bir kız vardı.
Uzun, sağlıklı kumral saçları, avrupai yüz hatları, rahat tavırları ve derslerde girişkenliğiyle, sınıfın her
anlamda en dikkat çekici kızıydı.
Dikkat çekemediği zamanlarda, çizim masalarının üstüne çıkar zıplar bağırmaya başlardı.
"Herkes bana baksın, herkes bana baksııııaaaaannn"
Okuldayken sessiz ve silik bir tip olduğum için dikkatini çekmemiştim.
Benim kadar güvensiz ve iddiasız biri için fazla havalıydı.
Büyük bir bankaya işe girdiğimde benimle daha sık görüşmeye başlamıştı.
Bir gün bankadan bir arkadaşımla otururken bizi aradı evine davet etti.
Gop'daki evine geleceğin parlak müdür adaylarından çapkınlığıyla meşhur Orkunla gitmiştik.
Evine girdiğimizde bizi odasına aldı. Orkunun elinden tutup birlikte yatağa uzandı.
Mumlar plaklar ve hazırlanmış ortamla sadece onunla tanıştıracağım adama
hazırlanmış gibiydi. İkisini baş başa bırakıp salondaki kitaplığa gittim. Döndüğümde
aldığı bikiniyi giyip göstermek için ısrar ediyordu ama Orkun ayaktaydı.
Acelesi ve yetişmesi gereken bir yer olduğunu kalkmamız gerektiğini söyleyerek kaçtı.
O kadar güzel bir kızın kendini o hallere sokması çok garip gelmişti.
Ama anladım ki Saye istediğini elde etmek için her şeyi yapan o kızlardandı.
Ben değildim.
Saye bir gün sevgilimi ayarttı. İkisini de bıraktım.
Sonra bir gün okuldaki yakışıklı ve genç hocalardan birinin ani bir şekilde karısından boşandığını
ve Sayeyle olmaya başladığını duyduk. Bir süre birlikteydiler.
Sonra o hocanın en yakın arkadaşının karısından boşanarak Sayeyle olduğunu duyduk.
İki arkadaş küstüler.
Saye adamla evlendi.
Kocasının Bölüm Başkanı olduğu okulda
Profesör oldu.
Bense Hiç.
Sanki tek şansım olan bir sınavda,
sınav kağıdını mahvetmişim
ve şimdi
sınav kağıdı olarak
kendime bakıyor gibiyim.
Kurallarını hiç sevemediğim bir oyunda
Kaybedeceği baştan belli olan
Ve hiç bir gruba kabul edilmeyen o kişiyim.
Yaşanan bazı şeyler vardır. Yaşarken ne olduğunu anlamazsın. Bu sayfayı yazarken başkaları için yazdığımı sanırken yollar sonra kendime yazdığımı fark etmem gibi.
Bazı dostluklar vardır. On yıl görüşmeyip tekrar karşılaştığında hiç ayrı kalmamış gibi kalındığı yerden devam edilir. Bu akşam onyıllar sonra tekrar rastladığım peygamber devesi gibi.
Bugün akşam Yang'i gezdirirken,
hayatımda 3.kez
peygamber devesi gördüm.
Bahçenin duvarında,
Sokak lambası ışığında
Dans ediyor gibiydi
Durdurdum köpeğimi
Telefonun kamerasını açıp bir fotoğraf çektim
Sonra videoyu açıp çekmeye başladım
Yaptığım şeyden rahatsız oldu
Duvardan aşağı indi ben kaydetmeye devam ederken
Kafasını çevirip üçgen kafasıyla bana baktı
Kameraya bakıp
Hayırdır arkadaşım neyi çekiyorsun der gibiydi
Gezinti sırasında o hep aklımdaydı
Dönüşte yolumu o duvardan geçirdim
Onu gördüm aynı yerdeydi
Tam o sırada karşıdan gelen bir köpeğe yol vermek için karşıya geçtim
Sahibiyle selamlaşırken sesimi duyup kaçmış
Oturdum Peygamber Develerini araştırdım. Satışı yasaklanmış haberlerini gördüm. Peygamber devesi neden satılsın ki? dedim içimden.
Özellikle canlı yem olarak çekirge, unkurdu gibi canlıları avlayıp yemesini izlemesi aşırı keyifli.
demişti satış ilanlarının birinde.
Sembol kitaplarında birşey bulamayınca chatgptye sordum.
Hayatta tesadüf olmadığına inanan ben, peygamber deveme isim bile koydum. Lilith.
O artık benim hayvanım :)
Hayatta tesadüf yoktu ve peygamber devesiyle bekle diyordu bana hayat.
Sabırla avını, doğru anı bekle.
Çok dolgun sinekler, solucanlar, kurtçuklar olabilir.
En büyük çekirgeyi alacaksın bekle.
Bu kendime anlatılması gereken bir şeydi.
Kaç yaşındaki kendim okuyorum bunu bilmiyorum ama bu sayfaya en son 10 yıl önce yazmışım.
Yani artık 50sindeyim.
İstanbulun en iyi ve en yakışıklı Djyiyle evlendim :)
Fg Radyoya girip, bakıp, en iyisini alıp, çıktım diyebilirsiniz :)
Dünyalar tatlısı bir kızımız, asi bir kedimiz, sevgi dolu siyah labradorumuzla bahçe katı evimizde sıradan bir hayatımız var.
Bir süre çanta boyadım sattım, bir süre eğitim ve seanslar yaptım. Yaşam Koçluğu, Aile Dizimleri ve O alana da aynı Fgye girdiğim gibi girdim. Kendi alanımı, karmalarımı temizledim, hediyelerimi aldım ve çıktım.
Talep var ama ...
Kim bilir o yolları aynı hevesle yürür müyüm? diye fısıldıyor kulağıma Ebru Gündeş
Ne o çıldırdığım aile dizimi, ne innerspeak, ne sarkaç... Başkasıyla uğraşasım pek yok.
Ailem benden bunu beklemiyor zaten.
Altan geç geliyor ben evle ve çocuklarla ilgileniyorum.
Gayet Domestik bir anne hayatı yaşıyorum.
Çanta boyarken, ilaç şirketinde müdür olmuş bir arkadaşım benle ay pek domestik olmuşsun şekerim diye dalga geçmişti de üzülmüştüm.
Şimdi şöyle düşünüyorum. Amaaan domestiğim arkadaş var mı :)
İyi ki de öyle.
Saçma sapan bir şirkette dört duvar arasında daracık kıyafetler topuklularla takılmaktansa, Yangin bokunu toplamayı tercih ederim.
Yaş 50
Kilo 50
Aile ferdi sayısı 5
15 Eylülde girilecek enerji 5
Ne alaka demeyin sayılarla dans eden kadınım ben alışırsınız buna da.
Altan filmi açtı
Şeftalisini yemeye bile başladı.
Tekrar yazıcam.
Baylarsize